Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardındaki millete seslendi: (2)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarına ilişkin, “Acaba Amerika’nın arşivlerinde ne kadar bu konuda doküman var veya varsa bu belgeleri açabiliyor mu? Avrupa’da var mı, varsa açabiliyor mu? Biz ‘hodri meydan’ diyoruz fakat bugüne dek bizim bu çağrılarımıza cevap veremediler.” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kabine Toplantısı’nın arkasında yaptığı millete sesleniş konuşmasında, “Tarihteki olayların araştırılması ve hakikatlerin ortaya çıkartılması bu işin erbabına yani tarihçilere bırakılmalıdır, siyasetçilere yok. Senelerdir dile getirilen Ermeni iddiaları konusunda karşılıklı bir tarih komisyonu kurulması teklifimize hala bir cevap alamadık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin kendi arşivlerini en ince ayrıntısına kadar bu komisyonun araştırmalarına açma taahhüdünde bulunduklarını oysa muhataplardan tekrar ses çıkmadığını dile getiren Erdoğan, “Biz kendimize bu kadar güvenirken karşısında tarafın iddia sahibi olarak gerçeklerin ardındaki koşmak yerine meseleyi ısrarla siyasi zemine taşıması işin aslını göstermeye zaten kimsesiz yeterlidir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde ve dünyada bu konuda hala kafası karmakarışık olanlar için meseleyi kısaca açıklamak istiyorum.” ifadelerini kullanarak, Anadolu’nun ecdadın yönetiminde asırlar her tarafında öbür kökenden ve inançtan insanın kolaylık içinde yaşadığı bir coğrafya olduğunu söyledi.

Pek çok toplum gibi Ermenilerin de bu dönemde dini özgürlüklerini kazandıklarını ve sosyal statülerini güçlendirdiklerini anlatan Erdoğan, tarihe 93 Harbi diye geçen hadiseye dek bu barış ikliminin sürdüğünü hatırlattı.

Osmanlı’nın son döneminde ülkedeki öyle fazla kesimin batılılar tarafından tahrik edilerek, cesaretlendirilerek ve silahlandırılarak ayaklandırıldığını dile getiren Erdoğan, “Bugün üstünde çok sayıda devletin yer aldığı Balkan toprakları işte bu şekilde başlatılan asimetrik savaşlarla ülkeden koparılmıştır. Doğuda da benzer süreklilik Çarlık Rusya’sının da iştirakiyle Ermeniler üzerinden oynanmıştır.” diye konuştu.

“Sivil Türk ve Kürt nüfus Ermeni çeteler kadar katledilmişlerdir”

Erdoğan, I. Dünya Savaşı’na değin 40 civarında isyan çıkartan Ermeni çetelerin bu dönemde kontrolden çıkarak büyük katliamlara yöneldiklerini anlatarak, “Batılıların siyasi ve hesaplı, Rusların da askeri desteğiyle palazlanan Ermeni örgütleri köyleri ve şehirleri basıp önlerine gelen herkesi kadın çocuk yaşlı demeden öldürmüşlerdir. Mensuplarının toplamı 150 bin ile 300 bin aralarında açıklama edilen bu çeteler topraklarımıza saldıran Rus ordusunun saflarında da etkin olarak bize karşısında savaşmışlardır. Van’dan Kars’a, Erzurum’dan Anadolu içlerine değin o kadar çok yerde sayıları milyonla açıklama edilen, tamamı sivil Türk ve Kürt nüfus Ermeni çeteler tarafından katledilmişlerdir.” dedi.

“Peki 24 Nisan’da ne olmuştur?” diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fiilen 24 Nisan’da insani trajedi anlamında hiçbir şey olmamıştır. 24 Nisan 1915 tarihi yalnızca Osmanlı devletinin savaş halinde bulunduğu ülkelerle bir olup aleyhine etkinlik yürüten Taşnak, Hınçak ve Ramgavar gibi örgütleri kapatıp 235 yöneticisini tutukladığı gündür. Daha apaçık ne Sevk ve İskan Kanunu ne de bunun uygulaması olmadığı için yaşanan herhangi bir can kaybı da laf konusu değildir. Ülkemizdeki Ermeni toplumu dünyadaki genel uygulamaya paralel şekilde bu tarihi kendi acılarını anma günü olarak kabul etmiştir. Biz de gerçekten bu tarihte ne olduğunu bilmemize rağmen Ermeni toplumunun tercihine saygı duyarak kendilerine bir süredir acılarını paylaşan mesaj gönderiyoruz. Osmanlı devletinin 24 Nisan’da yaptığı bu tutuklamaların arkasında 27 Mayıs’ta Sevk ve İskan Kanunu çıkartılmış, 1 Haziran’da da uygulamasına geçilmiştir. Yapılan işlem olası bir tehdide ya da tehlikeye yok, bilfiil yürüyen bir isyana ve artarak süren katliamlara karşısında küskün bir tedbirdir.”

“Yalnızca masum ve savunmasız insanları katletmişlerdir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihlerin Osmanlı devletinin Çanakkale ilk önce elde etmek üzere öyle fazla cephede tarihi bir mücadele yürüttüğü döneme tekabül ettiğine dikkati çekerek, “Genel seferberlik sebebiyle eli silah tutan erkeklerin hemencecik tamamı cephede olduğu için geride sadece savunmasız kadınlar, çocuklar, yaşlılar kalmıştır. Ermeni çeteleri Türk ordusuyla veya şehirlerini koruyan silahlı Türk milisleriyle çatışmamış, sadece masum ve savunmasız insanları katletmişlerdir.” diye konuştu.

Van’ın Zeve Köyü’nde yaşamış 2 bin 500 sivilin tamamının tek bir fert hayatta bırakılmaksızın Ermeni çeteciler kadar şehit edildiğini söyleyen Erdoğan, yalnızca Muş’ta 1 sene içinde 20 bin vatandaşın katliama maruz kaldığını ifade etti.

Hızlarını alamayan Ermeni çetecilerin Trabzon civarındaki Rum ve Hakkari’deki Musevi Osmanlı vatandaşlarını da topluca öldürmekten çekinmediklerini anlatan Erdoğan, “Ola Ki apaçık tarafların ortak savaşmış olmalarından kaynaklanan bir kayıp olsa, bu da bir yere kadar kavranabilir. Lakin tekrar ediyorum Ermeni çeteleri sadece Anadolu’da savunmasız sivil Türkleri ve Kürtleri, Kafkasya tarafında da Çerkezleri katletmişlerdir. Ermeni çeteciler yaptıkları katliamları ve yüz binlerce insanı göçe zorladıklarını övünerek anlatmışlardır. Bununla ilgili öyle fazla belge alan ülkelerinin arşivlerinde mevcuttur. Osmanlı devleti, çıkardığı Sevk ve İskan Kanunu’yla bu katliamları gerçekleştiren çetelerin dayandığı Ermeni nüfusu geçici olarak başka bölgelere gönderme kararı almıştır. Dahası bu karar ülkedeki tüm Ermenileri değil, sadece çete saldırılarının yoğun olduğu yerlerdeki Ermeni nüfusu kapsamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Çıkarılan kanunla yeri değiştirilen Ermeni nüfusun sayısı konusunda da pek fazla tezviratın ortada dolaştığına sinyâl eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“1. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı topraklarında Ermeni nüfusun toplamı 1 milyon 300 bin olarak kayıtlarda yer alıyor. derhal ben belgeyle konuşuyorum, Sayın Biden gibi konuşmuyorum. Biden neye dayanarak, nasıl konuşuyor bilmiyorum. 1 milyonun üstünde acilen arşivlerimizde belge var. Buyursunlar, gelsinler, belgeleri incelesinler. Acaba Amerika’nın arşivlerinde ne kadar bu konuda belge var ya da varsa bu belgeleri açabiliyor mu? Avrupa’da var mı, varsa açabiliyor mu? Biz ‘hodri meydan’ diyoruz lakin bugüne kadar bizim bu çağrılarımıza cevap veremediler. derhal bu nüfusun yaklaşık 350 bini savaş döneminde Rus topraklarına geçmiştir. İran’a gidenlerle birlikte bu rakam 500 bine ulaşmaktadır. Dolayısıyla sevk ve iskana ast tutulanların sayısı Amerika’nın kendi raporlarında bile maksimum 600 bin olarak belirtilmektedir ki hakiki sayı daha da azdır. Osmanlı’nın Ermeni nüfusu yer değişim işlemi esnasında salgın hastalıktan, asayiş sorunlarından veya emniyet güçleriyle çatışırken hayatını kaybedenlerin sayısı ise 150 bini ama bulmaktadır. Muhakkak bu 150 bin kişinin herkes bir candır ve kayda değer bir rakamdır. Hakiki rakamların bir sıfır ilaveyle abartıldığını kanımca Ermeni tarihçilerin ve siyasetçilerin kendileri de itiraf ediyor. Tekrar Ermeni tarihçiler, kayıpların çoğunun cephedeki savaşlarda yaşandığını da belirtirler.”

(Sürecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir