Bakan Kasapoğlu, Türk sporunun geldiği noktayı anlattı

Kasapoğlu: Sporcularımız için devlet olarak, bakanlık olarak tüm imkanlarımızı seferber ettik

“Pandemi döneminde yatırımlarımızdan hiçbir şekilde geri adım atmadık”

“Yeni sloganımız; Erişilebilirlik””1 milyon 300 bin çocuğumuza yetenek taraması yaptık””Ulusal sporculara yüzde 100 burs””Birlikte olunca galibiyet “”Aile desteği fazla manâlı””Futbolu ve sporu kargaşa ortamından kurtarmamız lazım””Tek sorun hakemlermiş gibi seziş oluşturulması hatalı””Kulüplerimizin, gönül verenlerle değerinde bir şekilde yönetilmesi gerekiyor””Korsan yayıncılık ve yasa dışı iddia ile mücadelede durmayacağız””En yeni stadyumlar Türkiye’de””Türkiye spor turizminde bir marka””Şampiyonlar Ligi’ni seyirciye açma konusunda ciddi bir niyetimiz var””Ulusal takım futbolcularımız bununla beraber bir rol model””Yürüyüş benim en çok zaman ayırmaya çalıştığım konulardan bir tanesine”

İSTANBUL, – Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Muharrem Mehmet Kasapoğlu, Türk sporunun son yıllarda yaptığı atılımdan yaratılan spor kültürüne, sporun tabana yayılmasından yüzde 100 milli sporcu bursuna, hakemler üzerinden oluşturulan algıdan idareli sürdürülebilirliğe, saha zeminlerinin durumundan Tokyo 2020 ve Euro 2020’ye kadar çoğu kayda değer konuya değindi.Bakan Kasapoğlu’nun beIN SPORTS’a yaptığı talimat şu şekilde:  “Tüm dünya olağanüstü bir süreçten geçiyor. Bu her birimiz için beklenmedik böylece fazla şeyi ortaya çıkarıyor. Spor organizasyonlarından eğitim hayatına kadar her alanda biliyorsunuz önemli etkileri var. Özellikle tabii ki bakanlığımız olarak keza gençlerimiz için ayrıca spor camiamız için bu sürecin bir fırsata dönüşmesi bizim temel motivasyonumuz. Özellikle genç nüfusu dünyanın yüksek olan ülkelerinden bir tanesiyiz. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahibiz. Gençliğimizin bu çerçevede taşımız olduğu potansiyel ve sporcularımızın bu anlamdaki motivasyonu hepimiz için önemli. Çok uzun vadeli hedefleri olan bir hükümetimiz, iktidarımız var. Gençlerimizin ve sporcularımızın, hedeflerine yürüdükleri bu yolda sunduğumuz imkanlara daha basit erişmeleri için çalışıyoruz. Bu süreci spor camiasıyla, gençlik camiasıyla, eğitim camiasıyla el ele yürüttüğümüzü heyecan ve sevinçle ifade edebilirim. Ümit ederim ki bütün dünyayı etkileyen bu salgın bir lahza evvel bütün insanlıktan uzaklaşır. Baştan mesafenin olmadığı, bu anlamda natürel temizlik, maske, uzaklık kriterleri en manâlı gündem maddemiz fakat mesafeleri, maskeleri inşallah dinç günlerdeki gibi bir kenara koyacağımız günler gelsin istiyoruz. Rabbim bu felaketten insanlığı bir lahza evvel kurtarsın. Duamız, temennimiz bu. Lakin hemen içinde bulunduğumuz duruma rağmen hep ifade ettiğimiz enerjik yürüyüşümüzü, enerjik yürüyüşümüzdeki inancımızı, heyecanımızı bir lahza olsun kaybetmedik. Bunu da zaten son günlerdeki müsabakalarda gençlerimizin aldığı sonuçlardan da görüyoruz. Kaybetmeye de hiçbir şekilde lüksümüz değil. Emek var, gayret var. Biliyorsunuz olimpiyatlar ertelendi. Şampiyonalar ertelendi. Buna yönelik çalışan sporcularımızın emeğinin heba olmaması namına onların inancının, motivasyonunun kırılmaması namına, biz de devlet olarak, bakanlık olarak tüm imkanlarımızı seferber ettik. Etmeye de devam edeceğiz.””PANDEMİ DÖNEMİNDE YATIRIMLARIMIZDAN HİÇBİR ŞEKİLDE GERİ ADIM ATMADIK”Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin çok uzun vadeli vizyonunu doğrusu belirlemiş bir lider. Bu anlamda her alanda; eğitimi ile, sağlığıyla, altyapısıyla, sanayisiyle, ekonomisi ile… 19 yılın her alanında bir köklü değişiklik var. Bu devrimin gençler ve spor camiası için olmadığını bahis etmek muhtemel değil. Bilakis en enerjik yönlerimizden biri de, hem gençlik alanında yapılan devasa mutasyon keza de spor alanındaki çalışmalar. Siz de ifade ettiniz, Cumhurbaşkanımızın spora olan ilgisi, sevgisi sözde yok. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın önderlik ettiği bir spor dönüşümü var. Sahalarıyla, salonlarıyla, semt yatırımlarıyla, havuzlarıyla heybetli bir çalışma var. Bu tabii AK Parti iktidarı ile tüm Türkiye sathına yayıldı. Türk sporunun çok önceki dönemlerini de hem tesis açısından keza sporcu profili açısından bilen birisisiniz. Çatısı akıcı salonlar mı dersiniz, zemininde ciddi sorunların olduğu stadyumlar mı dersiniz, sonsuz inşaatlar mı dersiniz… Türkiye’nin fazla ciddi sorunları vardı. Hamdolsun bunların herkes geride kaldı. UEFA’nın ifadesinde de var bu: Türkiye son 10 yılda dünyanın en çok stadyum yatırımı yapan, yeni stadyumlarına sahip ülkesi. Sadece yeni mi? Hayır. Modern de bununla beraber. Kalite standartlarıyla rekabet gücü yüksek tesis envanterimiz var. Olimpiyat Stadyumu’ndaydım. Biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi için stadımız hazırlanmış. Olimpiyat Stadı’mızın yeni hali, Türkiye’nin dört bir yanına sürekli inşaatlar, biten inşaatlar… Geçtiğimiz günlerde Göztepe Stadı’nın devlete ait açılışını yaptık. Eski halini de bilirsiniz. Adana’yı açtık. Önümüzdeki günlerde Hatay var, Giresun var, Ordu var. Devam ediyor. İllerde, büyük şehirlerde… bitmiş bir yandan dönüşüm var, egzersiz var, gayret var. Pandemi dönemine az önce aksan yaptık. Pandemi döneminde yatırımlarımızdan hiçbir şekilde geri adım atmadık. Bütün aksine, fırsata dönüştüreceğiz. Tesisleşme noktasında da pandemi dönemini fırsata dönüştürüyoruz. Olağan dönemdeki gibi tedbirlerle, gerekli önlemlerle süreçleri seri bir şekilde ilerletiyoruz.  Açılmayı bekleyen böylece fazla tesisimiz de birikti. Yalnızca futbol olarak görmemek lüzumlu. Biz sporu fazla geniş bir görünüm açısıyla değerlendiriyoruz. Türkiye’nin spor geleceğinde, öyle çok branşta başarılı bir gelecek görüyoruz. Yüzmeden cimnastiğe, atletizme, tenise, güreşe… Her alanda sporcularımız bizi gururlandıracaklar, buna inanıyoruz. Bunların öncü başarılarını başta 2019’da dolu doymuş gördük. Pandemi döneminde bazı müsabakalar ertelenmişti fakat son birkaç aydan beri sporcularımızın her alanda ortaya koymuş olduğu performans bizleri çok mutlu kılıyor. Biz de bu noktada imkanlarımızı ardına kadar seferber etmeye devam edeceğiz.”YENİ SLOGANIMIZ; ERİŞİLEBİLİRLİK”Değişen tesisleşme sürecimizden az önce bahsettim. bununla beraber nüfus ve profil noktasında çabuk bir mutasyon, metamorfoz var. Bu alan enerjik bir alan. Dolayısıyla bu devingen alanı mükemmel değerlendirmemiz gerekiyor. Tesisleri yapmak yetmiyor, tesisleri sporcularla birleştirmeliyiz. Halkı spora yol göstermek gerekiyor. bununla beraber spor kültürünü takviye etmek gerekiyor. Spor kültürü konusunda kat etmemiz gereken bir yol var.  Sporun tabana yayılması dediğimiz konu… Genci, yaşlısı, kadını, erkeği herkesi spor tesisleriyle buluşturmak lüzumlu. O yüzden yeni dönemde sloganımız erişilebilirlik. Gece gündüz erişilebilirlik. Uzaklık açısından erişilebilirlik. Heybetli tesisler yerine butik tesisler yapıyoruz bundan böyle. Yeni süreçteki çalışmalarımız; butik havuzlarımız, butik salonlarımız, mahalle sahalarımız… Basketbolu, voleybolu, futbolu, hentbolu, tenisi… Her alanda hizmet sunabilecek, çok fonksiyonel alanlar ve bunların erişilebilirliği…  Vatandaşımız yeter oysa spora erişmek istesin. Onun önünü açtırmak, varsa engelleri uyandırmak bizim bu anlamdaki esas görevimiz. Dijital bağımlılık maalesef bize böyle bir durumu gösteriyor. Sporun cazibesini gençlerimize daha fazla hissettirmemiz lüzumlu. O yüzden söylüyorum: Erişilebilirlik. Antrenörleri ile, yöneticisi ile herkesin gençlerimizi spora özendirme etmesi lazım. Ailelerimiz en manâlı unsur. Ailelerimizin bu anlamdaki tavrı, ilgisi çok manâlı. Zira ailede bu işin manâlı bir gündem olması gerekli. Ben bazı annelerimizi, babalarımızı görüyorum. Çocuklarına bu noktada önemli alaka gösteriyorlar. Hakikaten altı çizilmesi gereken bir konu.”1 MİLYON 300 BİN ÇOCUĞUMUZA KABILIYET TARAMASI YAPTIK”Sporu tabana yaymak tek bir kurumun yapabileceği bir şey yok. İş birliği gerek. Okul öncesinden itibaren o kültürü kazandırma namına, yetenekleri keşfetme namına hepimize görev düşüyor. Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığımızla meslek birliklerimiz var. Mektep öncesinden ilkokula, ilkokuldan orta okula, liseye, üniversiteye… Bu anlamda meslek birliklerini daha da desteklemek durumundayız. Özellikle kabiliyet taraması. Yetenekli çocuklarımızın keşfedilmesi, öbür parametrelerle ölçülerek değerlendirilmesi ve spora yönlendirilmesi konusunda çalışmalarımız var. Bu anlamda takip ekibimiz takriben 1 milyon 300 bin çocuğumuzun taramasını yaptı. 100 binden artı çocuğumuzun yetenek noktasındaki takiplerine devam ediyoruz. Sporcu eğitim merkezlerimizde, olimpiyat hazırlık merkezlerimizde bir yana onlarla ilgili süreç yürüyor. Bir yanlamasına pandemi koşulları el verdiği sürece kabiliyet taramalarımız devam ediyor. Lüzum eğitim camiamızla meslek birliği gerek kurumlarla meslek birliği kesintisiz artırılması gereken bir durum. Yüzme en esas branşlarımızdan biri. Yüzme bilmeyen kalmasın. Yüzme öğrenmek isteyen herkese yüzme öğretme hedefimiz var. Öncelikle çocuklarımız… Gerektiğinde okuldan havuza biz götürüyoruz. Antrenörlerimiz, tesislerimiz, pırıl pırıl tümü. Tüm öğrencilerimizin hizmetinde. Bazı okullarda tesisleşme çalışmalarımız devam ediyor. Havuzuyla, salonuyla, tenisiyle, futboluyla, basketboluyla… Gençleri sporla buluşturma adına ayrıca bakanlıklarımızla iş birliği hem bakanlığımızın kendi tesisleri keza lokal yönetimlerle meslek birliği devam ediyor.”MİLLİ SPORCULARA YÜZDE 100 BURS”Yüzde 100 ulusal sporcu bursu için 1 yıldan beri çalışıyoruz. Önce vakıf üniversitelerinden başladık. Spor çağrıda bulunmak emek aramak. Spor çağırmak uzun vadeli yatırım aramak. Gencimiz başlıyor spora, emin bir noktaya gelince ben okulu tercih edeyim diyerek sporu bırakıyor veya spora devam edeyim, ikisi bir arada olmuyor deyip okulu bırakıyor. Bu olmaz. Bu bizim hayalimizdi ve hamdolsun gerçekleştirdik. Vakıf üniversitelerimizle protokol yaptık. Bir öğrenci milli sporcuysa, olağan bir puan da alsa burslu olarak okuyor. Aileler bu durumdan ötürü ciddi anlamda memnuniyet var. Bunun en büyük kahramanı ailelerimiz, hocalarımız, sporcularımız. Bu çerçevede sporcu bursunu lise ve ortaokula değin indirdik. Özel okullarda da bundan böyle milli sporcularımıza yüzde 100 burs var. Bu Nedenle hem sporcularımızın önünü açacağız ayrıca de açık konuşmak gerekirse ülkemizin yarınlarına keza avukat keza mühendis ayrıca hekim keza de sporcu yetiştireceğiz. Bu profil fazla fazla daha ayrı noktalara gelecek. Batı ülkeleri ile bu anlamda rekabet gücümüzü de artırma konusunda önemli bir mesafeyi kat ettik. Ben bu çerçevede ayrıca vakıf üniversitelerimize hem de özel okullarımıza bilhassa teşekkür etmek istiyorum.”BİRLİKTE OLUNCA BAŞARI KAÇINILMAZ”Pandemi dönemini fırsata çevirme noktasında sporcularımıza bu anlamda müteşekkirim. Gerek Bakanlığımızın federasyonlarda sporcularımızla ciddi iletişimi, bu anlamdaki gayretlerimiz gerek sporcularımızın bu anlamdaki gerçekten hassasiyeti bu sürecin hamdolsun oysa fırsata dönüşmesi noktasında başarılı olduğunu gösteriyor. Son günlerde aldığımız sonuçlar… Jimnastikten güreşe, güreşten yüzmeye ve o kadar çok alanda inanıyorum fakat olimpiyatlarda sporcularımız, bu yıl bizleri ayrı gururlandıracak. yıllardan beri voleybolda özel bir gayretimiz var. Federasyonun ayrı bir çabası var. Birlikte olunca, bir başarıya beraberce odaklanınca başarı zorunlu. Mesela Yeşilyurt takımının bayan voleybolundaki başarısı geçtiğimiz günlerde… Yeniden bu hafta Cizrespor, Kızıltepespor… Her iki ekip da Efeler Ligi’ne yükseldiler. Her iki takımı da anma şansım oldu. Kupalarını takdim etme şansım oldu. Doğrusu duygulandım. Çünkü biz fırsat eşitliğine çok ağırlık veriyoruz. Biz bu anlamda spora erişilebilirliğin gayretini gösteriyoruz. Bunların sonuçlarını alıyoruz. Bu, ülkemizin yalnızca birkaç branşa değil, böylece fazla branşa odaklandığını ve bunda da netice aldığını gösteriyor. Bunları öncü başarılar olarak gördüğümü açıklama ediyorum. Daha büyük başarılar inanıyorum oysa çok kısa vadede gelecek. Voleybolda gelecek. Futbolda gelecek. Basketbolda gelecek. Yüzmede gelecek. Güreşte geliyor. Bunları daha da güçlendireceğiz. Spora yaptığımız yatırımın, bahşedilen emeğin karşılığını alacağız. Çünkü gençlerimizde bunun inancı var. henüz bahsetmiş olduğum o kenetlenme var. Birlik ve birliktelik bu noktada da 84 milyonu gururlandıracak bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor.”AİLE DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ”Spor kültürünü kuvvetlendirme noktasında uzaklık almamız gerekli. Bu anlamdaki iş birliklerini artırmamız lazım. Yerel yönetimler, kulüpler, federasyonlar ve bununla beraber eğitim camiası, aileler… Aile, gerektiğinde çocuğunun elinden tutacak getirecek. Onu motive edecek. Özendirme edecek. Gerektiğinde morali bozulunca destekleyecek. Yani bu birdenbire bire oluşan bir şey değil. Gençliğinde de spor yapacak, yaşlılığında da spor yapacak. Spor çağrıda bulunmak bir defa fiziksel afiyet aramak. Ruh sağlığı ve sosyal sıhhat seslenmek. Bu üçü birlikteyken “tam iyilik” hali oluyor. Bu üçü olmadan bütün iyilik hali oluşmuyor. Sağlıkçıların tanımlaması bu. O yüzden spor kültürünün tabana yayılması Türkiye’nin bütün hedefleri açısından önemli bir aşamadır ve bunu yerine getirmek zorundayız. Bu anlamda medyayı da mutlaka ve mutlaka sporun çeşitliliğinin ortaya konması açısından unutmamak gerekli. Bu çerçevede elbette. Futbol en popüler branş fakat diğer branşları da tanıtma adına, gençlerimizi teşvik etme namına bu iş birliklerini takviye etmek gerekli. Bu işin duayen isimlerinden biri olarak siz de, inanıyorum oysa bu konudaki çabanızı, her zaman olduğu gibi bundan sonradan da göstereceksiniz.”FUTBOLU VE SPORU KARIŞIKLIK ORTAMINDAN KURTARMAMIZ LAZIM”Keşmekeş ortamı ve kaosun kesintisiz körüklenmesi… Çok hatalı bir yol bence. Bu yoldan dönülmesi lazım.  Bu keşmekeş ikliminin sporun bütün paydaşlarına, futbolun tüm paydaşlarına hasar verdiğine inanıyorum. Kısa vadede bu kaosu körükleyenlere belki katkı sağlıyor olabilir. Lakin uzun vadede, öncelikle ligin marka değeri olmak üzere, bütün paydaşlara zarar veriyor. Bütün paydaşları altında çekiyor. Bu sporun ruhuyla çelişiyor. Sporun ortamında kardeşlik var, pozitiflik var. Dolayısıyla bu kaos ortamından sporumuzu, futbolumuzu kurtarmamız lazım. Bunda da futbolun bütün paydaşlarına devir düşüyor. Federasyonları, yöneticileri, teknik ekipleri, sporcuları, taraftarları… Herkes şapkayı önüne koyup düşünmeli. Çünkü hepimiz benzer gemideyiz. O yüzden ligimizin marka değerini, takımlarımızın değerini aşağı çekme hakkımız değil. Burada bir meslek birliği lazım. Her şeyden önce zihniyet değişmeli. Çok güzel açıklama ettiniz, kargaşa ortamının bir lahza evvel istikrarlı şekilde bitirilmesi gerekli ve bunun da el birliği ile ortaya konması lazım.”TEK SORUN HAKEMLERMİŞ GİBİ ALGI OLUŞTURULMASI YANLIŞ”Başta ifade etmeliyim oysa; hakemler üzerinden bir idrak oluşturulmasına karşıyım. Benzeri herkes görevini layıkıyla yerine getiriyor da tek sorun hakemlermiş gibi bir seziş oluşturulmasını yanlış buluyorum. Herkes hata yapabilir. Herkesin hata yapabileceği bir ortamda hakemleri günah keçisi afişe etmek haksızlık olur. Tabii hakemlerimiz tartışmalı kararlar veriyorlar mı? Tabii ancak oluyor. Yanlış kararlar oluyor mu, onlar da oluyor. Bunları çözeceğimize inanıyorum. Yeter ki aklı selim bir şekilde yaklaşalım. Yeter oysa iyi niyetle yaklaşalım. Kasıt olmasın. Ben bu kuralların ve uygulamaların daha saydam ve tutarlı olması gerektiğine inanıyorum. Bir maçta kırmızı kart bahşedilen pozisyona başka bir maçta faul zeka çalınmaması açıkça bir tezat. Natürel ancak vicdanları yaralıyor. Natürel ki futbolun, seyircinin, taraftarın keyfini kaçırıyor. Bu kuralların kesinlikle tutarlılığı olması lazım. Natürel ancak bunların transparan şekilde uygulanıyor olması gerekli. Ben bu anlamda, futbol federasyonunun hukuk kurullarının vermiş olduğu kararların gerekçelendirme noktasında daha hassas davranılması gerektiğine inanıyorum. Kararların gerekçelendirilmesi, biliyorsunuz evrensel hukuk konusu normlardan bir parça başına ve kararların gerekçeli bir şekilde detaylandırılarak kamuoyu ile paylaşması bu anlamda hukuken daha içten. Keza bu şekilde spekülasyonların önüne geçme açısından da bize fazla önemli mesafeler kazandıracağını düşünüyorum.”KULÜPLERİMİZİN, GÖNÜL VERENLERLE LAYIK BİR ŞEKİLDE YÖNETİLMESİ GEREKİYOR”Ülkemizde de, dünyada da spor kulüplerinin şeffaflığı sorun. Denetlenmesi konusu, yönetilmesi noktasındaki sorunlar… Bunların herkes açıkçası ivedilikle çözülmesi gereken konular. Dünyanın emeği var. Yatırımı var. Harikulade bir heyecan olan bir konu ve bu konunun birkaç tane sorumsuz idareci ile çıkmaza sokulmasını ben futbol camiası için, spor camiası için haksızlık olarak algıladığımı ifade etmek istiyorum. Başarının ödüllendirilmesi gerekli, başarısızlığın değil. Maddi kriterle yapılan harcamalar ve alınan sonuçlar… Bunların ölçülmesi gerek. Keza kulüplerde ayrıca federasyonlarda. Önemli bütçeler harcanıyor, önemli gayretler ortaya konuyor. Bunların hem şeffaf şekilde paylaşılması gerekiyor. Bu camiaların evrensel yönetim ilkeleri ile yönetilmesi gerekiyor. Kulüplerimiz milletimize mülk olmuş kulüpler. Milyonlarca insanın gönül verdiği kulüpler. Gönül verenlere bedel şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene sporun tüm paydaşlarını bir araya getirdik. Spor camiamızın sporcusundan, yöneticisine, teknik ekibine dek herkese gelin eteğinizdeki taşları dökün, derdiniz, sorunlarınız nedir? Ne düşünüyorsunuz? Nasıl olması gerekiyor dedik. Bu çerçevede de ayrıntılı bir çalışmayı ortaya koydu herkes. Bu doğrultuda meclisimizle paylaştığımız incelemeler var. İnanıyorum ama çok kısa vadede parlamentomuzun büyük çalışması ile sporda ve sporun paydaşı olan kulüpler ve federasyonda, yarınlarımızı çok daha zinde şekilde yönetebileceğimiz, şekillendireceğimiz altyapıyı inşallah el birliği ile tesis edeceğiz. Hesap verilebilirliği, şeffaflığı ve bu çerçevede de taraftara değer yönetimlerin oluşturulması konusundaki hukuki altyapıyı da inşallah her zaman birlikte görmüş olacağız.”KORSAN YAYINCILIK VE YASA DIŞI BAHİS İLE MÜCADELEDE DURMAYACAĞIZ”Gelirleri ve giderleri birlikte değer biçmek lüzumlu. Ilk Kez giderler noktasında kulüplerin aktarma harcamalarından personeline, diğer harcamalarına dek şapkayı önlerine koyup durumu iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bir hocayla başlıyor, birkaç hafta geçmeden diğer hoca ile devam ediyorlar. Bunu takip bile edemiyoruz. Hoca ile sözleşme imzalayıp işe başlamadan vazgeçiyorlar. Bu anlamda sürdürülebilirliği sağlamadan istediğiniz dek geliriniz olsun… Bu mentalite ile finansal anlamda da ruhsal anlamda da başa çıkmak muhtemel yok. Önce içten yönetelim. Kazanç sorunu olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de devletin bu değin desteği, halkın bu dek ilgisi olduktan daha sonra doğrusu bizim bütün bileşenleri göz önünde bulundurup, şapkayı öne koyup demin söylediğim gibi özeleştiri yapıp yola devam etmemiz lazım. O yüzden natürel ama yasa dışı iddia ve korsan yayınla çaba konusunda devletimizin diğer birimleriyle meslek birliği yapıyoruz. Bu konuda durmayacağız. Devletimizin bu anlamda öteki birimlerle iş birliği, bunlarda durmayacağız. Fakat bizlerin sürdürülebilir bir spor yönetimi anlayışını her türlü popülizmden uzaktan şekilde ortaya koymamız gerekli. Taraftarı üzmeye, milyonları üzmeye hiçbirimizin hakkı değil. Taraftarlarımızın layık olduğu idare türünden diyorlar ancak, yönetici bulamazsınız kulüplere. Hiç inanmıyorum. Bilakis yönetmeye layık insanlarla kulüplerimizi daha çok buluşturabilecek bir yasal altyapıyla yarınların her alanda güçlü kulüplerini yapı edebiliriz.”EN YENİ STADYUMLAR TÜRKİYE’DE”Biz statları en güzel hali ile en modern şekli ile sıfır kilometre olarak alıyoruz. Kulüplerimize yerel yönetimlerimize teslim ediyoruz. Bu kulüpler yerel yönetimler buraların en güzel şekilde işletilmesinden sorumlu olarak devralıyorlar. Maalesef bu yıl zeminlerle ilgili ortaya çıkan şart sonrasında bakanlık olarak yeni yaptırımları gözden geçirme incelemeler ortaya koyduk, bir yana bu devam ediyor. Bir yana federasyon ile konuştuk. Federasyonumuz bu çerçevede yeni bir modelle bu işi şansa bırakmadan, çünkü sporcu sağlığı her şeyin üzerinde, zorunlu çalışmaları yapacak. UEFA bile artık kabul etti; en yeni stadyumlar Türkiye’de. En çağdaş stadyumlar işçiliği ile malzemesi ile her açıdan her şey mükemmel. Bunlara bakacağız. Bunlara bakmayanlar da gereken müeyyide ile karşılaşacaklar. Diğer çaresi yok.”TÜRKİYE SPOR TURİZMİNDE BİR MARKA”Türkiye spor turizminde bir marka. Bizim derdimiz de bu markayı daha güçlü ülkü getirmek. Her türlü iklim zenginliğine ve doğal güzelliğe sahibiz. aynı zamanda tesis altyapımız ötesi. Bunu ilgili spor severle buluşturmak bize de bu düşüyor. Spor turizmini nasıl daha kurumsal bir şekilde yukarı taşırız diye geçtiğimiz sene yeniden bir tarafları topladık, Çalıştay yaptık. Edirne’den Kars’a, Mersin’den Sinop’a dek nerede ne var, nasıl dünyaya açarız bunu çalışıyoruz. Her türlü spor için her türlü altyapılar var. Bir yerde kayak yapıyorsunuz bir tarafta benzer vakit diliminde dalış yapabiliyorsunuz. Bir yerde yüksek tepe gerektiren kamp çalışmaları var. Diğer tarafta araba ve motor sporları için altyapı var. Bunları taraftarla, sporcuyla buluşturma adına spor turizmi alanında önemli mesafeler kat ediyoruz. Natürel organizasyonların konut sahiplikleri yani hizmet standartlarımızla insanımızın sıcaklığı, samimiyeti birleşince çok farklı bir koşul ortaya çıkıyor. Geçen hafta 56. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nu gerçekleştirdik. Uluslararası katılım yüksekti. Dedim ya; doğal zenginlik. Kapadokya’da başlayacaktık şahane kar yağışı Konya’ya aldık. Konya’da yeniden yağmurla başladı. Kapadokya’da kar gördü sporcular. Öteki tarafta güneş öteki tarafta bulutlar her mevsimi her güzelliği gördüler. Türkiye’nin dört bir tarafının güzellikleri gerçekten apayrı. Ayrıca ülkemizi tanıtma namına hem spor camiasını bu çerçevede ülkemizdeki tesislerle altyapıyla buluşturma namına bize çok görev düşüyor. Bu anlamda güzel iş birliklerimiz çalışmalarımız var. Tabii aynı zamanda bisiklet de Cavendish ile bir araya geldik. Onu ben velodrom açılışımıza davet ettim. Türkiye’nin ilk velodrom inşasına başladık Konya’da. Bu olimpik velodrom. Ayrıca ülkemizdeki sporculara hitap edecek keza dünyadan gelecek sporcuları ağırlayacak ve 6 ay içinde tamamlayacağız. 5. İslam oyunlarını Konya’da düzenleyeceğiz. Bu tesisimizi de ona hazırlıyoruz. bununla birlikte dünya göçebe oyunları var. İznik’te bir yanlamasına o incelemeler devam ediyor. Türkiye her türlü spor organizasyonunu golften atletizme, jimnastiğe, güreşe yüzmeye her türlü organize ediyoruz. Formula 1, ralli şampiyonası yani her branşa en hoş şekilde ev sahipliği yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Çıtamızı daima yukarıya taşıyacağız. Gayemiz bu gayretimiz bu. Bu çerçevede bütün ekip arkadaşlarıma bakanlık ailemize teşekkür ediyorum. Amacımız bu ülkenin değerli halkının bedel olduğu seviyeyi her açıdan daha yukarı taşımak.”ŞAMPİYONLAR LİGİ’Nİ SEYİRCİYE AÇMA KONUSUNDA CİDDİ BİR NİYETİMİZ VAR”Tabii acilen de Şampiyonlar Ligi Finali var. Seyirci konusunda yakın takipteyiz. Seyirciye açma konusunda önemli niyetimiz var. Çalışmalarımız bir aşamaya geldi. İlgili kurumlarla iletişim halindeyiz. Standartları tespit aşamasındayız ama hem yurtdışından gelecek önemli seyirci konusu. Ayrıca devlete ait heyetler ayrıca sporseverler noktasında hem ülkemizden gençlerimizin özellikle talepleri var bana ulaşan. İnşallah bu önlem sürecini en hoş şekilde atlatmayı umuyoruz. Olgu sayıları için alınan önlemler bir yandan devam ederken bir yandan da seyirciye yönelik hazırlıklarımız devam ediyor. Türkiye her zamanki gibi muhteşem ev sahipliği yapacak. Dünyanın en hoş şehri İstanbul. Güzelliklerini dünyaya tanıtacağız. Gelen sporseverlere İstanbul’un bir kere daha muhteşemliğini kanıt edeceğiz. İnşallah futbolun güzellikleriyle batmış bir akşamı her iki ekip inşallah ortaya koyacaklar”MİLLİ TAKIM FUTBOLCULARIMIZ AYNI ZAMANDA BİR ROL MODEL”İyi bir jenerasyon var. Hocamızın gayretleri Şenol hoca ile zaman zaman bir araya geliyoruz. Uzun mütalaalar yapıyoruz. Hocamızın bu anlamdaki birikimi ayrıca konuya olan ilgisi önemli bir fayda. Hocalarımız ülkemizin yetiştirdiği değerler, açıkçası bizim en büyük zenginliklerimizden bir tanesi. Sporcularımız yine Avrupa’da bizi başarıyla temsilci arkadaşlarımız. Bu gençler bununla birlikte bir rol model. Onların izinden gelecek gayretiyle çalışkanlığıyla karakteriyle onların yolunda yürüyecek gençler var. İnanıyorum yarınların Türkiye’si çok öbür olacak. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2023 vizyonu, 2053 vizyonu, 2071 vizyonu bunlar içi doymuş vizyonlar. Biz de maçlara inşallah gideceğiz ve takımımızı yalnız bırakmayacağız. Sporcularımıza inanıyorum ama bu anlamda inşallah liglerini bitirince bir araya gelecekler. Coşku duyuyoruz. Son süreçteki performansları bizi farklı gururlandırdı. İnanıyorum ama futbolu ile basketbolu ile voleybolu ile diğer branşlarıyla sporumuzun kuvvetli yürüyüşüne devam edeceğiz.”YÜRÜYÜŞ BENİM EN ÇOK ZAMAN AYIRMAYA ÇALIŞTIĞIM KONULARDAN BİR TANESİ”Spor gerçekleştirmek istiyorum. Muhtemel olduğunca yüzmeye çalışıyorum. Yürüyüş benim çok süre ayırmaya çalıştığım konulardan bir tanesi. Rize doğasıyla insanıyla fazla apayrı bir şehir halkı. O yüzden sizle birlikte yaptığımız rafting programımız da fazla keyifliydi. Güzel de bir iklime denk gelmişti. Rafting açısından uygun bir zamandı. Ülkemiz tam bir cennet vatan. O yüzden spor içinde çok yerinde ortamları bize sağlıyor. Diyorum ya; sporu tabana yaymamız lazım diye, her birimizin fırsat bulamamaktan, zaman yokluğuna şikayet etme lüksü yok. Mutlaka zaman ayırmamız gerekiyor.Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Avrupa Süper Ligi için; “Hırslı manzara açısıyla kimsenin bu duyguyu imha etme hakkı yok.” ifadelerini kullandı. Kasapoğlu; “Fazla güzel bir teşebbüs; aç gözlülük. Futbol aramak duygu çağrıda bulunmak. Futbol çağrıda bulunmak ihtimaller çağrıda bulunmak. Futbolu sadece mali tablolardan ibaret görmek, futbola, futbolsevere, gençlere çocuklara milyarlarca insana adaletsizlik olur ve bunun kimseye de faydası olmaz. Oluşturulmaya çalışılan ligin bir finansman oluşturma çabası olduğunu hepimiz biliyoruz. Böyle bir ihtiyacın niçin ortaya çıktığını ilgili kulüplerle bu işin inisiyatifini alan kişilerce irdelenmesi zorunlu. Neden böyle bir kar maksimizasyonunu bu anlamda veya parasal ihtiyacı hissettiler. belli ki bir takım finansal sorunları var. Bunları biliyoruz. Birilerinin kar maksimizasyonu için milyonlarca insanın, gencin umudunu çalma hakkı değil. Parasal olarak kadro olarak izafi anlamda daha az popüler takımın, bu anlamda daha zinde takımla uğraş etme şansını ortadan kaldırmamak gerekli. Taraftarın bu anlamdaki izleme keyfini değil etmemek lazım. Materyalist yaklaşımla sporu değil etmemek gerekli. Bu çerçevede inanıyorum ancak gelinen nokta bağlı ama ilgili kulüplerin bütün camia olarak özeleştiriyi bir kenara bırakmaması lüzumlu. Buna da itirazım değil lakin bu duyguyu materyalist anlayışlarla siz de bahsetmiş oldunuz. Hırslı görünüm açısıyla kimsenin bu duyguyu imha etme hakkı yok” dedi.

Bakan Kasapoğlu, Türk sporunun geldiği noktayı anlattı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir